Nasihatın eşi nedir ?

Heyecanli

New member
Herkese merhaba! Bugün, hepimizin hayatında yer etmiş bir kavramdan bahsedeceğiz: Nasihat. Ama nasihatın eşinin ne olduğuna dair daha derin bir düşünceye dalalım. Yani, nasihat verdiğimizde, neyin karşısında duruyoruz? Hangi özellikler, öğütlerin zıttı olarak ortaya çıkıyor? Bu yazıyı, aslında her gün karşılaştığımız, çoğu zaman da fazlasıyla farkında bile olmadığımız bir olguyu irdelemek için yazıyorum.

Şu soruyu soralım: Nasihatın eşi nedir? Kimilerine göre "dinlemek" olabilir, kimilerine göre ise “hükmetmemek” veya “kararlarını başkalarına empoze etmemek” gibi kavramlar da nasihatın zıttı olarak düşünülebilir. Gelin, bunun ne anlama geldiğini, özellikle de erkekler ve kadınlar perspektifinden tartışalım.

Nasihatın Tanımı ve İşlevi

Nasihat, genellikle hayatı yönlendirme amacı taşıyan öneriler veya tavsiyeler olarak tanımlanabilir. Bu, birinin yaşadığı bir sorunu çözme adına verilen bir tür rehberliktir. Nasihat; bir problemi çözerken size tavsiye edilen kısa, öz ve bazen çözüm odaklı cümleler bütünü olabilir. Kimi zaman çok değerli, kimi zaman ise başkalarının düşüncelerine dayalı olarak uyguladığınız kararlar yaratabilir.

Ancak, nasihat veren kişi, ne kadar iyi niyetli olursa olsun, çoğu zaman öngörülebilir olamayabilir ve her çözüm her kişi için geçerli olmayabilir. Peki, nasihatın "zıttı" nedir? Eğer birisi sürekli olarak tavsiye veriyorsa, diğer kişinin durumu değerlendirme şekli ya da tavsiye vermekten kaçınması nasihatın "eşini" oluşturur. Bu bağlamda, karşılıklı düşünce, duygusal anlayış ve özgürlük alanı devreye girer.

Erkeklerin Bakış Açısı: Veri ve Objektiflik Üzerinden

Erkeklerin nasihat verme şekli, genellikle objektiflik ve pragmatizmle ilişkilidir. Bir problemle karşılaştıklarında çözüm önerilerini hızlıca sunarlar. Bu öneriler, doğrudan problemi çözmeye yönelik pratik ve veriye dayalı olma eğilimindedir. Erkeklerin nasihatları genellikle kısa, net ve işe yarar çözümler üzerine yoğunlaşır.

Ancak, nasihatın zıddı, erkekler için çoğu zaman "bekle ve gözlemle" tavrıdır. Yani, çözüm önerisi yerine duygusal anlamda “arkadaş olma” veya "gereksiz müdahale etmeme" tutumuna yönelirler. Bu bakış açısı, “Müdahale etmeden, sadece dinlemek ve anlamak” şeklinde formüle edilebilir. Birçok erkek, karşılarındaki kişi bir çözüm arayışına girmediği sürece, "öğüt vermek" yerine onları dinlemeyi tercih edebilir. Çünkü, çoğu erkek için problemi çözmek kadar, çözümün onlara ait olmasına gerek yoktur.

Örnek verelim: Mesela Ayhan’ın iş yerinde önemli bir sunumu var ve biraz stresli. Ali, çözüm odaklı yaklaşımıyla hemen bir çözüm önerisi sunar: “Sunum öncesi şunları yap, şunları yapma, bu işin üstesinden gelirsin.” Hemen ardından, Orhan ise “Ah, sunum mu? Hey, yapabileceğine eminim. Ama istersen biraz rahatla, bence biraz kafa dinle, çok stres yapma” diye müdahale eder. Bu, Ali’nin çözüm önerisi ve Orhan’ın empatik, daha az müdahaleci tutumunun bir yansımasıdır.

Kadınların Bakış Açısı: Empati ve İlişki Kurma Üzerine

Kadınlar, nasihat verirken genellikle empati kurarak, başkalarının duygularını ve durumlarını daha fazla göz önünde bulundururlar. Bu, nasihatın “işe yarar” olması için bir gereklilik değil, tam aksine kişisel ilişkiyi derinleştiren bir faktördür. Bir kadın, başkasına tavsiye verirken duygusal anlamda bağlılık kurar ve tavsiyesini başkasının hislerine göre şekillendirir. Kadınların nasihatları, daha çok “empatik iletişim” ve “duygusal anlayış” odaklıdır.

Kadınların nasihatın eşine bakışı ise çoğu zaman “dinlemek” ve “yargılamamak”tır. Yani, bir kadının karşısındaki kişi sorunuyla ilgili olarak bir tavsiye almak istemediğinde, kadınlar çoğu zaman o kişiye “sadece dinlemek” veya “geçici bir rahatlama sağlamak” gibi daha az müdahaleci bir yaklaşım sergilerler. Bu bakış açısı, çözüm değil, yalnızca “kendini rahatlatma” arayışını destekler.

Örnek verelim: Elif, zor bir gün geçiren arkadaşı Zeynep'e şöyle der: “Biliyorum, bu zor. Ne yapacağını birlikte düşünmemize gerek yok, belki senin şuan sadece rahatlaman gerekebilir.” Burada, Zeynep’in çözüm arayışından önce, ona duygusal bir alan tanınmaktadır. Kadınlar, genellikle “biraz daha zaman ver” veya “ne hissettiğini anlamama izin ver” gibi cümlelerle daha duygusal bir yaklaşım sergilerler.

Veri Destekli Değerlendirme: Nasihatın Eşi ve Etkililiği

Eğer nasihat, “duygu ve çözüm” arasındaki dengenin yaratılmasıysa, nasihatın zıttı, yani dinleme ve empatik yaklaşım, kişiye kendi yolunu bulma fırsatı sunar. Yapılan araştırmalar, bazen insanın yalnızca dinlenmeye ve duygusal boşalmaya ihtiyacı olduğunu göstermektedir. American Journal of Psychiatry’de yayımlanan bir çalışmaya göre, sosyal destek ve empatik dinleme, stresin azaltılmasında büyük rol oynamaktadır (American Journal of Psychiatry, 2013). İnsanlar, bir çözüm ararken çoğu zaman yalnızca duygusal destek bulmak isteyebilirler.

Bununla birlikte, nasihat verilirken, bireylerin kişisel deneyimlerini göz önünde bulundurmak önemlidir. Kadınlar ve erkekler arasındaki farklı bakış açıları, hem nasihatı verme hem de alma biçiminde farklılıklar yaratır. Yani, kadınların empatik yaklaşımı ve erkeklerin çözüm odaklı yaklaşımı, her iki bakış açısının da kendine göre doğruları olduğunu gösterir.

Sonuç: Nasihatın Eşi, Kişisel İhtiyaçlara Göre Şekillenir

Sonuç olarak, nasihatın zıttı, bireylerin ihtiyaçlarına ve ruh hallerine göre farklılık gösterir. Erkekler genellikle çözüm odaklı yaklaşırken, kadınlar daha çok empatik ve dinleyici bir pozisyonda olabilir. Bu, her iki bakış açısının da belirli anlarda farklı etkilere sahip olduğunu ortaya koyar. Her birey farklıdır, bu yüzden ne zaman çözüm önerisi verilmeli, ne zaman sadece dinlenmeli, her durum için farklılık gösterir.

Peki, sizce birine nasihat vermek yerine, bazen sadece dinlemek daha mı etkili olabilir? Çözüm önerileri ne zaman işlevsel, ne zaman ise daha fazla duygusal destek sunmak gerekebilir? Yorumlarınızı ve deneyimlerinizi bekliyorum!
 
Üst