Mesaj gönderme nasıl yapılır ?

Bakec

Global Mod
Global Mod
Mesaj Gönderme: Erkek ve Kadın Bakış Açıları Üzerine Karşılaştırmalı Bir Analiz

Mesajlaşma, günümüz iletişiminin vazgeçilmez bir parçası haline geldi. Özellikle dijital dünyada, insanların birbiriyle etkileşime geçme şekilleri değişmiş ve hızlanmışken, aynı zamanda bu değişimin toplumsal cinsiyet ve kişisel deneyimlerle nasıl şekillendiği de dikkat çekici bir konu olmuştur. Mesajlaşmanın doğası, erkekler ve kadınlar arasında farklı algılar ve tepkiler yaratabilir. Bu yazıda, erkeklerin objektif ve veri odaklı, kadınların ise duygusal ve toplumsal etkilere odaklanan bakış açılarını karşılaştıracağız.

Erkeklerin Mesaj Gönderme Yöntemi: Objektiflik ve Veriye Dayalı İletişim

Erkeklerin mesajlaşma şekli çoğunlukla daha kısa, doğrudan ve bilgi odaklı olabilir. Yapılan araştırmalar, erkeklerin iletişimde daha çok amaç odaklı olduklarını, sohbetin amacına ulaşması için gerekli olan bilgiyi paylaşma eğiliminde olduklarını göstermektedir (Tannen, 1990). Erkekler, mesajlaşmanın zaman kaybı olmaması gerektiğini savunarak, yalnızca gerekli olan bilgiyi vermeyi tercih edebilirler. Bu, özellikle iş yerindeki yazışmalar veya düzenli iletişimde belirgin bir şekilde gözlemlenebilir.

Birçok erkek için, mesajın içeriği kadar, gönderdiği mesajın alıcıya ne şekilde hitap ettiği de önemlidir. Yani, cümlelerde kullanılan kelimelerin doğru olması, mesajın amacına ulaşmasını sağlamak açısından daha büyük bir öneme sahiptir. Örneğin, bir erkeğin iş arkadaşına yazdığı mesajda genellikle gereksiz süslemelerden kaçındığını ve kısa, net bir ifade tarzı kullandığını gözlemlemek mümkündür. Bu tür bir yaklaşımda, mesajın duygusal bir yönü veya sosyal bağlamı da genellikle ön planda değildir.

Kadınların Mesaj Gönderme Yöntemi: Duygusal Bağlantılar ve Toplumsal Etkiler

Kadınlar genellikle mesajlaşmada daha duygusal bir yaklaşım sergileyebilirler. Bunun nedeni, toplumda kadınlara genellikle daha fazla empati ve ilişkiler arası bağ kurma beklentisi yüklenmesidir (Wood, 2001). Bu bağlamda, kadınlar mesajlarının içeriğinde sadece bilgi vermekle kalmaz, aynı zamanda mesajı alan kişinin ruh halini, iletişim biçimini ve kendisiyle olan ilişkiyi de göz önünde bulundurarak daha dikkatli bir dil kullanabilirler.

Kadınların mesajlaşmada daha fazla detay verme, empati gösterme ve duygusal anlamlar yüklü ifadeler kullanma eğiliminde oldukları gözlemlenmiştir. Örneğin, bir kadının yakın arkadaşıyla yaptığı mesajlaşmada, yalnızca günüyle ilgili bilgi vermek yerine, duygusal tonlar ekleyerek iletişimini daha sıcak tutmayı tercih edebilir. Bu tür bir yaklaşım, ilişkilerin güçlenmesine ve karşılıklı güvenin artmasına yardımcı olabilir. Ancak bu, bazı erkeklerin "gereksiz" bulabileceği bir iletişim tarzı olabilir.

Erkekler ve Kadınlar Arasındaki Farklar: Gerçekten Klişe mi?

Yıllarca süren klişeleşmiş düşünceler, erkeklerin ve kadınların mesajlaşma alışkanlıkları arasında belirgin farklar olduğuna işaret etmiştir. Erkeklerin genellikle daha objektif, bilgi odaklı ve kısa mesajlar yazdığı, kadınların ise daha duygusal, empatik ve ilişkisel bağlamda mesajlaşmayı tercih ettiği düşünülür. Ancak bu genel görüşler her zaman doğru olmayabilir.

Örneğin, bazı erkekler, özellikle duygusal bağ kurma ve ilişkiler arası etkileşimde bulunma konusunda, çok daha detaylı ve empatik mesajlar yazabilirler. Öte yandan, bazı kadınlar ise mesajlaşmada daha kısa ve net olmayı tercih edebilirler. Toplumsal beklentiler ve kültürel faktörler, bireylerin mesajlaşma alışkanlıklarını etkileyen en büyük faktörlerden biridir. Dolayısıyla, cinsiyete dayalı genellemeler her zaman geçerli olmayabilir.

Mesajlaşma Alışkanlıkları Üzerine Sosyal Etkiler ve Toplumsal Cinsiyetin Rolü

Sosyal etkiler, erkeklerin ve kadınların mesajlaşma tarzlarını şekillendiren önemli faktörlerdendir. Toplumda, erkeklere genellikle daha doğrudan ve işlevsel bir iletişim tarzı benimseme, kadınlara ise daha empatik ve ilişkisel bir dil kullanma eğilimi öğretilmiştir. Bu farklılıklar, toplumsal cinsiyet rollerinin bir yansıması olarak görülebilir. Erkekler, genellikle duygusal bir yaklaşım sergilemek yerine, pratik ve çözüm odaklı olmaya eğilimlidirler. Kadınlar ise, toplumsal olarak daha fazla ilişki kurma ve duygusal bağlar oluşturma beklentisiyle yetiştirilmişlerdir.

Örneğin, bazı kültürlerde kadınlar daha fazla duygusal destek almak ve vermek için mesajlaşmayı bir araç olarak kullanırken, erkekler bu tür bir destek arayışını daha az tercih edebilirler. Mesajlaşma, her iki cinsiyet için de bir iletişim aracıdır; ancak kullanım biçimleri, bireylerin toplumsal normlar ve kişisel deneyimlerinden büyük ölçüde etkilenir.

Sonuç ve Tartışma: Farklılıklar Ne Anlama Geliyor?

Mesaj gönderme alışkanlıkları, toplumsal cinsiyet ve kişisel deneyimlere dayalı olarak farklılıklar gösterse de, her bireyin mesajlaşma biçimi özeldir. Erkekler ve kadınlar arasında belirli farklar olabilir, ancak bu farklar her zaman toplumsal beklentilerin bir sonucu değildir. Kişisel deneyimler ve bireysel tercihler, mesajlaşma tarzlarını şekillendirir.

Okuyuculardan şunu sormak istiyorum: Mesajlaşma alışkanlıklarınızda cinsiyetin ne kadar etkili olduğunu düşünüyorsunuz? Erkek ve kadınların mesaj gönderme biçimleri hakkında daha fazla keşfedilecek alan olduğuna inanıyor musunuz?

Referanslar:

Tannen, D. (1990). You Just Don’t Understand: Women and Men in Conversation. New York: Ballantine Books.

Wood, J. T. (2001). Gendered Lives: Communication, Gender, and Culture. Belmont, CA: Wadsworth.
 
Üst